ketojenik diyet
ketojenik diyet

Ketojenik Diyet Varmış Hemen Uygulayalım!

Abone Ol
Daha Fazla

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Günümüzde farklı zayıflama yöntemleri uygulanmaktadır. Normal bir zayıflama diyetinin yanı sıra sağdan soldan duyup, internetten araştırılıp uygulanan bir çok diyet de vardır. Maalesef atladığımız en önemli şey “DİYETLER KİŞİYE ÖZGÜDÜR“. Kronik hastalıklar ve metabolizma hızı gibi faktörlere bağlı olarak farklılık gösterebilir.

Gelelim Ketojenik Diyete…

Esasında karbonhidratı  en az düzeyde tutup protein ve  yağ oranını arttırarak kilo vermeyi amaçlayan geçmişte epilepsi ataklarını azaltmaya yönelik uygulanan bir diyettir. Bizim genel olarak epilepsi ve bazı kanser türlerinde kullandığımız bir beslenme şeklidir. Özellikle bizim diyorum çünkü bu tür diyetler bir beslenme uzmanının kontrolünde yapılmalıdır. Eğer kontrollü bir şekilde uygulanmazsa birçok sağlık sorununu da beraberinde getirebilir.

Ketojenik diyette amaç enerji için birincil kaynak olarak yağları kullanmaktır. Normal sağlıklı bir bireyin metabolizması enerji için öncelikle karbonhidratları kullanır. Günlük ortalama 20-50 gram karbonhidrat alacak şekilde bir beslenme programı hazırlanır. Bu diyetin bir çok çeşidi uygulanmaktadır. Ama zayıflama yöntemi olarak genelde insülin direnci olan, tiroid hastalıkları mevcut ve ya uzun dönemde meydana gelen kilo vermesinde sorun yaşadığımız danışanlarımızda uzun sürmeyecek şekilde uygulayabildiğimiz bir beslenme modelidir.

Ketojenik diyette uzak durulması ve sınırlandırılması gereken besinler nelerdir?

  • Çok şeker içeren ürünler ve içecekler
  • Tahıllar ve nişasta içeren ürünler : Buğdaydan yapılan yiyecekler, pirinç ve mısır gevreği örnek verilebilir.
  • Meyve ve baklagiller sınırlandırılmalıdır.

Ketojenik diyetin kısa sürede etki etmesinin nedenleri nelerdir?

  • Yüksek protein alımı metabolizma hızını arttırarak kısa sürede kilo kaybına neden olabilir.
  • Vücut enerji kaynağı olarak yağ ve proteini karbonhidratlara çevirmek için enerji harcamasına sebep olabilir.
  • Yağ ve protein kaynaklarını tüketmek tokluk hissini meydana getirebilir.
  • İnsülin direnci olan bireylerde karbonhidrat miktarının alımı sınırlandığı için insülin ve kan şekerlerinde azalmayı meydana getirerek yağ yakımını hızlandırabilir.

Peki ya zararları nelerdir? Uygulanabilir bir yöntem midir? Fayda sağlar diye düşünürken vücudumuza verebileceği zararlar nelerdir? Hepsini inceleyelim.

  • Diyete uyum güç olduğu için sürdürülebilir bir diyet değildir. Diyet bırakıldığında eski alışkanlıklara dönülmesi halinde sık sık kilo alıp vermeye bağlı olarak metabolizma hızı yavaşlayabilir ve ilerleyen süreçlerde kilo vermek zorlaşabilir.
  • İdrarda ve ağızda aseton kokusuna benzer bir koku görülebilmektir. Ayrıca baş ağrısı, yorgunluk ve halsizlik gibi sorunları da beraberinde getirebilir.
  • Sıvı ve elektrolit kaybı görülebilmektedir. Ketojenik diyette özellikle kalsiyum atımı hızlanır, bu tablo kemik yoğunluğunun azalmasına yani osteoporoza (kemik erimesi) neden olabilir.
  • Ketojenik diyette, sebze-meyve miktarının az olması; yeterli düzeyde lif kaynaklarının alınamaması kabızlık problemine neden olurken; yüksek yağlı beslenme ishal, bulantı, kusma, gastrit gibi pek çok sorunu da tetikleyebilir.
  • Uzun süreli uygulanırsa yüksek protein alımı sonrası böbrek hastalıkları meydana gelebilir. Böylece GUT görülme olasılığı da artmış olur.
  • Ketojenik diyet demir ve kalsiyum gibi minerallerin emilimini de zorlaştırabilir bu da anemi gibi hastalıkları beraberinde getirebilir.
  • Ketojenik diyet uygulamalarında düşük karbonhidrat, yüksek yağ miktarı içeren beslenme programları; kalp ve damar hastalıklarına zemin oluşturabilir. Özellikle LDL denilen kötü kolesterolün artışına neden olarak ateroskleroz yani damar sertleşmesi için riskini arttırabilir. Diğer taraftan uzun süre yapılan düşük karbonhidratlı diyetlerin kalp ritmini bozduğuna dair verilerde bulunmaktadır.

Diyetisyen olarak tavsiyem sürdürülebilir olmayan ve bilinçsiz bir şekilde yapılınca bir çok sağlık problemini de beraberinde getiren bu diyetler yerine beslenme alışkanlıklarını değiştirecek yeterli ve dengeli bir beslenme modeli benimsemektir.

Kulaktan duyma diyetleri uygulamaya çalışmaktan ziyade sağlıklı bir beslenmeyi amaç edinmemiz gerekmektedir.

Sağlıklı günler dilerim…

Bu Habere Tepki Ver:
Yeni gelişmelerden ilk siz haberdar olun.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Öne Çıkan Yorumlar

  1. ebru_avatar
    4 ay önce

    Bu bilgiler bize her yerde sunulan, anlatılan bilgiler olmadığından, yapmış olduğunuz iyi hizmetten dolayı size teşekkür ederim

  2. ebru_avatar
    4 ay önce

    Çok güzel anlatmış sın Ebru canım teşekkür ederim

5 Yorum

  1. ebru_avatar
    4 ay önce

    Çok isabetli bir yazı olmuş Ebru hanım teşekkür ederim

  2. ebru_avatar
    4 ay önce

    Bu bilgiler bize her yerde sunulan, anlatılan bilgiler olmadığından, yapmış olduğunuz iyi hizmetten dolayı size teşekkür ederim

  3. ebru_avatar
    4 ay önce

    Çok güzel anlatmış sın Ebru canım teşekkür ederim

  4. ebru_avatar
    4 ay önce

    Kolay görünüyor
    Umarım bir parça uyabilirim
    Bilgiler için teşekkürler

Giriş Yap

ŞanlıTürk ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!